Tıbbi adı Hirudo Medicinalis olan ve halkalı solucanlar grubunun bir üyesi olan sülük, yüzyılları aşkın süredir tıbbi amaçlı olarak kullanılır. Hirüdoterapi ise vücutta belirlenmiş olan noktalara sülük konulması, canlının da bu bölgeleri ısırarak biyoaktif salgısını bölgeye bırakması ile gerçekleştirilen tedavi yöntemidir. Sülükler tarafından bırakılan biyoaktif salgı 4 önemli özelliği ile öne çıkar:

  • Kas gevşetici (miyorelaksan),
  • Kan durultucu (antikoagülan),
  • Bağışıklık düzenleyici (immünomodülatör),
  • Dolaşım düzenleyici (mikrosirkülasyon).

Sülük insan derisine ya da mukozalara yapışır ve kan emmeye başlar. Bu sırada tükürük bezleri aracılığıyla hirudin adı da verilen biyoaktif bir madde salgılarlar. Söz konusu salgı kanın pıhtılaşmasını engeller ve böylelikle kanama oluşmasına neden olur.

Aynı zamanda bu salgıda kılcal damarların açılmasını sağlayan histamin benzeri bir madde de bulunur. Salgı içerisinde bulunan anestezik madde ise ağrı oluşumunu azaltır ya da engeller. Günümüze sülük tedavisinin modern tıp yöntemleri ile birleştirilmesi, oluşabilecek yan etkileri de minimum seviyeye indirmiştir.

    Hirüdoterapi Hangi Durumlarda Kullanılır?

    Vücutta bulunan fazla ve zehirli kanın atılmasına yarayan tıbbi sülük tedavisi nezleden kansere, ülserlerden kalp yetmezliği gibi hastalıklara kadar çok çeşitli hastaların tedavisinde kullanılır. Hirudoterapinin kullanılabileceği başlıca durumları şu şekilde listelemek mümkün:

    • Varis ya da toplardamar yetmezlikleri,
    • Romatoid artrit ve benzeri romatizmal hastalıklar,
    • Migren ve çeşitli gerilim baş ağrıları,
    • Kopan bir uzuv yerine dikildikten sonra kan akışının yeniden sağlanması için,
    • Çeşitli göz hastalıkları,
    • Eklemlerde meydana gelen bozukluk ya da kireçlenmeler,
    • Kas ağrıları,
    • Boyunda, sırtta ya da belde meydana gelen omurga rahatsızlıkları,
    • Kronik hepatit ve karaciğer hastalıkları,
    • Baş dönmesi ve kulak çınlaması gibi sorunlar,
    • MS, ALS, felç ya da parkinson gibi dejeneratif sinir sistemi hastalıkları,
    • Egzama, kronik deri hastalıkları, sedef hastalığı, ürtiker ve akneler gibi cilt sorunları,
    • Bağışıklık sistemi hastalıkları ya da kronik yorgunluk sendromu.

    Hirüdoterapi başta yukarıdaki hastalıklar olmak üzere daha pek çok hastalığın tedavisinde kullanılıyor. Bir diğer yandan hirüdoterapi uygulamasının hemofili gibi kanama ya da pıhtılaşma sorunu olan, ciddi kansızlık problemi çeken, kan sulandırıcı ilaçlar kullanan hastalarda kullanılmaması önerilir. Aynı şekilde gebelik yaşayan ya da emziren kadınlarda ve cerrahi girişim öncesinde de uygulanmamalıdır.

    Play sound