- Anasayfa
- Hakkımda
- Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları
- Getat Uygulamaları
- Galeri
- Sağlık Turizmi
- İletişim
Tıbbi adı Hirudo Medicinalis olan ve halkalı solucanlar grubunun bir üyesi olan sülük, yüzyılları aşkın süredir tıbbi amaçlı olarak kullanılır. Hirüdoterapi ise vücutta belirlenmiş olan noktalara sülük konulması, canlının da bu bölgeleri ısırarak biyoaktif salgısını bölgeye bırakması ile gerçekleştirilen tedavi yöntemidir. Sülükler tarafından bırakılan biyoaktif salgı 4 önemli özelliği ile öne çıkar:
Sülük insan derisine ya da mukozalara yapışır ve kan emmeye başlar. Bu sırada tükürük bezleri aracılığıyla hirudin adı da verilen biyoaktif bir madde salgılarlar. Söz konusu salgı kanın pıhtılaşmasını engeller ve böylelikle kanama oluşmasına neden olur.
Aynı zamanda bu salgıda kılcal damarların açılmasını sağlayan histamin benzeri bir madde de bulunur. Salgı içerisinde bulunan anestezik madde ise ağrı oluşumunu azaltır ya da engeller. Günümüze sülük tedavisinin modern tıp yöntemleri ile birleştirilmesi, oluşabilecek yan etkileri de minimum seviyeye indirmiştir.
Vücutta bulunan fazla ve zehirli kanın atılmasına yarayan tıbbi sülük tedavisi nezleden kansere, ülserlerden kalp yetmezliği gibi hastalıklara kadar çok çeşitli hastaların tedavisinde kullanılır. Hirudoterapinin kullanılabileceği başlıca durumları şu şekilde listelemek mümkün:
Hirüdoterapi başta yukarıdaki hastalıklar olmak üzere daha pek çok hastalığın tedavisinde kullanılıyor. Bir diğer yandan hirüdoterapi uygulamasının hemofili gibi kanama ya da pıhtılaşma sorunu olan, ciddi kansızlık problemi çeken, kan sulandırıcı ilaçlar kullanan hastalarda kullanılmaması önerilir. Aynı şekilde gebelik yaşayan ya da emziren kadınlarda ve cerrahi girişim öncesinde de uygulanmamalıdır.