- Anasayfa
- Hakkımda
- Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları
- Getat Uygulamaları
- Galeri
- Sağlık Turizmi
- İletişim
Ozon tedavisi kişinin dolaşım sistemine O3 molekülü olarak bilinen ozon gazı verilerek vücudun iyileşme sürecini uyarmak amacıyla terapötik yanıt oluşturması için uygulanan tedavidir. O3 molekülü oksijenin kararsız bir formudur ve renksiz bir gaz olarak ifade edilir. Dolaşımın iyileştirilmesi, hücrelerdeki oksijen seviyelerinin artması ve bağışıklık sisteminin uyarılması ozon tedavisinin ana etkileridir.
Bunun yanında oksitlenme özelliğinin yüksek olması nedeniyle tıbbi uygulamalarda öne çıkar. Ozon tedavisinin faydalarına bakıldığında anti-mikrobiyal etkileri ile mikroorganizmaların uzaklaşmasında destekleyicidir.
Kan serumunda kullanımı da güvenli kabul edilen maddenin toksinlerin atılmasında yardımcı rol üstlendiği de bilinir. Bu nedenle sterilizasyon koşullarının sağlanmasında ilk akla gelen tamamlayıcı bir terapidir.
Ozon tedavisinin en temel faydası vücuttaki oksijen miktarını artırmasıdır. Hücre yenilenmesini sağlayarak hasarlı hücreleri onarma, oksijen seviyesinin iyileştirme ve bağışıklık sistemini güçlendirme gibi faydaları söz konusudur. Bakteri, virüs ve mantar gibi istilacıların büyümesini durdurabilir. Bunu hücre yenilenmesi yoluyla yapıyor – hasarlı hücreleri değiştirme veya onarma süreci.
Ozon tedavisinin sağlık profilini pozitif etkileyeceği durumlar aşağıdaki gibi sıralanabilir:
Bu terapi üzerine çalışmalar arttıkça vücut homeostasisini sağlamak adına uygulamalar da çeşitlenebilir.
Ozon tedavisi vücuda dışarıdan plazmaya verilen bir gaz bileşimini ifade eder. Bu nedenle sağlıklı bireylerin ciddi bir problemi yoksa uygulanması tavsiye edilmez. Her ne kadar güvenilir bir protokole sahip olsa da doz aşımında yan etki gelişebilir. Bu terapinin riskleri arasında ise göz tahrişi, akciğer hasarı, cilt problemleri, böbrek sorunları, solunum güçlüğü, kanın yoğunlaşması gibi etkenler bulunabilir. Bu nedenle bu terapiye girecek kişiler daha çok özel hastalık grubundan seçilir.
Ozon tedavisi hastalık türüne göre farklı şekilde vücuda uygulanabilir. Bu doğrultuda gaz içeriği bazı sıvılarla karıştırılarak solüsyon hazırlanabilir. Devamında damara direkt verilebilir ya da karışım kanla birleştirilebilir. Bazı durumlarda ise deri altına enjeksiyon yoluyla verilebilir. Bunun yanında terapinin uygulanma şekilleri aşağıdaki gibi listelenebilir:
Yapılan terapi hastalıkların türüne ve belirtilerine göre de farklılık gösterir. Terapide seanslar ortalama olarak 10-15 seanstan oluşur ve haftada 2-3 kez kişinin bu seanslara girmesi gerekir.